Hobi, hobiler, danteller, dantel örnekleri

En eglenceli hobilerden biri:Tiyatro

27th Mayıs 2007

En eglenceli hobilerden biri:Tiyatro

Güzel sanatlarin bir kolu olan tiyatro, ayni zaman da eglenceli,düsündürücü ve hos bir hobi.Eger bir hobi ariyorsaniz tiyatroyu deneyebilirsiniz.Hem vakit geçecektir,hem de Kültürünüz ve düsünce yeteneginiz artacaktir.
Ben sahsen denedim ve faydasini gördüm

Dantel Oya | 0 Yorum

27th Mayıs 2007

Hamak Yapimi

ArkadaŞlar Konuyu AÇmak Benden Nasil YapildiĞini Bulmak Ve PaylaŞmak Sİzden.
Uzun Zaman Aradim Ama Bulamadim EĞer Bİlgİsİ Olan ArkadaŞlar Varsa Burada Bİzİmle PaylaŞmalarini Rİca Edİyorum.
Bende Bİr Ara Takinti OlmuŞtu Hala Takinti Galİba …
Şİmdİden TeŞekkÜrler.

__________________

aaaaaaaaaa
olmadı bak şimdi bende bir hevesle
yaşasın hamak yapıcam demiştim
bilmiyosan eminönünden al bir tane önce sök sonra yine bağla
belki öğrenip bize anlatırsın

ha gayret
yaparsın sen
ben biliyom yaparsın

__________________

bence yapamaz

__________________

Önce İstanbula Gelmem Lazim İzmİrden E Nerde OlduĞunu Sen Bİlİyorsun Bİ Zahmet GÖsterİrsİn Olmazmi.
SÖz Yapinca AnlatÇam Burada………

__________________

tam oalrak bılmıyoru ama baktığımda sanırım gemıcı duğumu ıle çapraz bağlıyorlar normal gemı ağları gıbı ama daha kalın sıcımle yapırlar galıba

__________________

abi be bende ne güsel dedim hamak yapıcam yapıcam diye seviniyodum
olsun yinede
sağollllllllllllllllll

__________________

öğrenilesi bi mevzu..ama zor tabi .)

__________________

ewet ………………………………….
olayı teoride çözdüm pratiğe dökmek kaldı bi tane yapayım sizlerle paylaşacağım özelliklede zen arkadaşla içinde kalmasın

__________________

öğrenmek için yanlış başlık açmışsın kanka ama buraya bizim gibi öğrenmek isteyenlerden başka kimse gelmez

__________________

kankalr 20ytl ye satılıo buralarda

Dantel Oya | 0 Yorum

27th Mayıs 2007

çinicilik

çini sanatı

Dantel Oya | 0 Yorum

27th Mayıs 2007

akvaryum kimyası

Akvaryum suyunun hazırlanması

pH ve karbondioksit vs…

Dantel Oya | 0 Yorum

27th Mayıs 2007

Fotograf Hileleri

Fotograf Hileleri ve özel etkiler

__________________

kankam benim sen süppersin
teşekkür ederim

__________________

Be Kanka Birer De Örnek Resim Koysan Da Baksaydik Be

__________________

çok uzun bir yazıymış emeğe saygı çerçevesinde sağol

Dantel Oya | 0 Yorum

27th Mayıs 2007

Muhabbet KuŞlari Hakkkinda SikÇa Sorulan Sorular

1- Muhabbet kuşunun yuvası nasıl olmalıdır?
2- Yuva yapmasına yardımcı maddeler neler olmalıdır?
3- Muhabbet kuşunun eşleşmesini nasıl gözlemlersiniz?
4- Yumurtlayan bir dişinin davranışları nasıldır ve neden bazen yumurtasını aşağıya atar?
5- Yumurtaların döllendiği nasıl anlaşılır?
6- Yavru muhabbet kuşu kaçıncı günde yumurtadan çıkar?
7- Yavru muhabbet kuşunun sağlıklı yetişmesi için nelere dikkat edilmelidir ?
8- Yavru muhabbet kuşunun gelişmesi nasıl olur?
9- Yavru muhabbet kuşu eşleşmeye kaçıncı ayda hazır olur?
10- Kuşunuzun erkek yada dişi olduğunu pratik olarak nasıl anlarsınız?
11 -Muhabbet kuşu ile arkadaş olabilmek için neler yapmalısınız?
12- Muhabbet kuşunu evcilleştirmek için nelere dikkat etmeliyiz?
13- İki muhabbet kuşu yanyana olunca evcilleştirmek zor mudur?
14- Muhabbet kuşunu konuşturmak için ne yapmalıyız?
15- Yavru muhabbet kuşuna yada yeni aldığımız bir kuşa nasıl davranmalıyız?
16- Muhabbet kuşunu eğitmeye nereden başlamalıyız?
17- Muhabbet kuşu ile hangi tür oyunlar oynamalıyız?
18- Muhabbet kuşunun özellikleri nelerdir ?
19- Muhabbet kuşunuzun güvenini nasıl kazanırsınız?
20- Muhabbet kuşları nelerden mutlu olurlar?
21- Muhabbet kuşları nelerden korkarlar?

1- MUHABBETKUŞUNUN YUVASI NASIL OLMALI?
Pet shoplarda, muhabbet kuşları için uygun ölçülerde hazırlanmış yuvalar bulmak mümkün. Dilerseniz, 25 santim yüksekliğinde, 15 santim derinliğinde ve 15 santim genişliğinde bir yuvayı kendiniz de kontraplaktan yapabilirsiniz. Yuvaların arka kısmında, yavruları kontrol edebilmek için dışarı doğru açılan bir kapı ve ön kısmında anne ve babanın girebilmesi için bir delik bulunmalı. Giriş deliğinin birkaç santim altına, kuşcuların konarga adını verdiği kısa tüneği yerleştirmeyi unutmayın. Dişi kuş, yuvalığa uçtuğu zaman, giriş deliğinin kenarına değil, konargaya konacaktır. Ayrıca dişinin yuva yapabilmesi için arka kısıma bir oyuk yapmanız yuvanın düzgün durmasını sağlayacaktır.

2-YUVA YAPMASINA YARDIMCI MADDELER NELER OLMALIDIR?
Doğada yaşayan kuşlar, güçlü gagalarıyla ağaç dallarını ufalayıp, elde ettikleri talaşı, yuvalığın dibine taşırlar. Kafeste yaşayan kuşlara yardımcı olmak için, yuvanın tabanını üç santim yüksekliğinde, talaşla kaplayın. Yuvaya koyduğunuz talaşın, kimyasal maddelerle işlenmiş ağaçlardan elde edilmediğine emin olun. Ayrıca yuva yapmasına yardımcı olamak için kendir liflerini kafese koyarsak, dişi yuva yapmak için bu malzemeyi kullanacaktır.Yuva geniş bir kafese yerleştirilmeli. Kafes küçükse, yer kaplamaması için kapıyı açıp, dışarıdan yerleştirin. Muhabbet kuşları önce , yuvayı merakla izler. Dişi kuş gün geçtikce, yuvayla daha çok ilgilenir. Yuvanın içine gözatmaya başlar. Bir süre sonra içine girip, sağı solu gagalayıp, kontrol eder. Giderek, yuvada daha çok kalır. Erkek kuş da yuvaya gözatar ama içeri girmez. Dişiden uzak duran erkek kuş, artık daha cüreetkar davranacaktır.

3- MUHABBET KUŞUNUN EŞLEŞMESİNİ NASIL GÖZLEMLERSİNİZ?
Muhabbet kuşlarının dişisi daha zor eşe gelir, erkek ise dişinin engel olmasına rağmen, her fırsatta dişisinin kuyruğuna dokunmaya çalışır. Dişiyi etkilemek için, kafesteki çanı kuvvetli şekilde çalar. Durmadan uçar, konmak için dişinin yanını seçer. Yan yan sekerek yürür. Ateşli bir şekilde başını salla***** dişinin yanına yaklaşır. Gagasıyla omuzuna vurur. Bu sırada, heyecandan göz bebekleri küçük siyah noktalara dönüşür. Dişi, birleşmeye hazır olduğunu günlerce sonra gösterir. Dalın üzerine konar oturur. Başını arkaya uzatır. Kuyruğunu havaya kaldırır ve hareketsiz kalır. Erkek mesajı alınca, dişinin sırtına çıkar. Çiftleşme bittiğinde dişi uçup gider.

4-YUMURTLADIĞI ZAMAN DİŞİNİN DAVRANIŞLARI NASILDIR VE NEDEN BAZEN YUMURTASINI AŞAĞIYA ATAR?
İlk yumurtadan sonra iki günde bir olmak üzere toplam 4 ile 6 yumurta yaparlar. Yumurtlamak, dişi için muazzam zordur. İlk yumurtadan sonra kuş kuluçkaya yatar. Yalnızca, tuvalet ihtiyacı için dışarıya çıkar. Artık, erkeğin onu besleme zamanı gelmiştir. Bu arada meraklanarak yuvanın içine bakmak gibi bir harekette bulunmanız dişiyi rahatsız edeceğinden bazen yumurtaları kırmak yada aşağıya atmak gibi eylemlerle de karşılaşabilirsiniz. En iyisi uzaktan takip etmektir.Muhabbet kuşları hislerini çabuk gösteren, çabuk kızan kuşlardır. Özellikle yumurtladıktan sonra yuvasına bakılmasından, kendisi yada eşi ile ilgilenilmesinden, Kafes yada yuvasının yer değiştirilmesinden kesinlikle hoşlanmaz. Bunu yumurtalarını kırarak yada yuvadan aşağı atarak gösterir. Hatta yumurtadan çıkmış yavrusunu dahi yuvadan atabilir yada gagala***** öldürebilir. bazen yeniden yumurtlayacağı zamanda yavrusunu öldürerek aşağıya atabilir. Buda bu kuşun yapısında olan ve henüz çözülememiş bir durumdur. Eğer yumurta boş yada yavruya bakma niyeti yoksa zaten yumurtayı aşağıya atar. Kanaryada böyle bir şey kesinlikle olmaz. Kanaryalar daha ağırbaşlı ve uysaldırlar.

5- YUMURTALARIN DÖLLENDİĞİ NASIL ANLAŞILIR?
Kuluçkanın 6′ncı gününde, yumurtanın döllenip döllenmediği anlaşılır. Elinize aldığınız yumurtayı, bir el fenerine doğru tutun. Yumurtanın çekirdeğini görebilirsiniz. Döllenmemiş yumurtanın içinde leke göremezsiniz. Yumurtaların hepsini yuvaya koyun ki, dişi kızmasın.

6- YAVRU MUHABBETKUŞU KAÇINCI GÜNDE YUMURTADAN ÇIKAR?
Yumurtadaki embriyonun, bebek muhabbet kuşuna dönüşmesi için, belli ısıda 18 gün geçmesi gerekir. Nasıl ikişer gün arayla yumurtladıysa, yavrularda aynı şekilde ikişer gün arayla yumurtadan çıkar. Dişi kuş, farklı boylarda yavrularla ilgilenmek zorundadır. Yuvada hala tüylenmemiş yavru varsa, bunları gece gündüz, kanatları altında korumaya devam eder.

7- YAVRU MUHABBETKUŞU’ NUN SAĞLIKLI YETİŞMESİ İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Yuva sıcaklığı 37, ev sıcaklığı ise 16-18 derece olmalıdır. Yumurtaların kurumaması için kafesin içinde nem oranı yüksek tutulmalıdır.
Kuşlar, filizlenmiş tohumlar ve özel kuluçka yemleriyle beslenmeli.
Yuvalar her gün kontrol edilmeli. Yuva kontrolü, kuşun yuvada olmadığı zamanlar yapılmalı.
Yumurtaların kabukları yavrulara zarar verir. Yumurta kabukları, zaman geçirmeden yuvadan alınmalı.
Yavrulardan biri ölmüş olabilir. Diğer yavruların sağlığını tehtid eden ölü yavru mutlaka yuvadan çıkartılmalı.
Yavrunun kursağına hafifce dokunun. Genellikle boştur. İyi beslenmeyen yavrular, gelişimlerini tamamlayamazlar. Anneler, yeterince beslenmemiş olabilirler. Bu yüzden yavruların ve annelerin özel olarak beslenmesi gerekir.
Kuluçka döneminden önce satıcılardan beslenme şırıngası ve yavru yemi alın. Yavruları ilk 14 günde şırıngayla, daha sonra kaşıkla besleyin.
Besleyeceğiniz yavruyu, yumuşak bir kağıt havlunun üzerine yatırın. Hazırladığınız özel yemi, şırıngayla yavrunun diline damlatın. Kursağı doluncaya kadar bu işleme devam edin. Annenin yeterince besleyemediğini inandığınız yavrulara bu işlemi her gün uygulayın.

8- YAVRU MUHABBETKUŞU’ NUN GELİŞMESİ NASIL OLUR?
Yavru yumurtadan çıktığında 2-2.7 gram ağırlığındadır. ilk beş gün boyunca gözleri kapalıdır. Sırt üstü yatar pozisyonda, annesinin yemlemesini bekler.
6-8′inci günler arasında yavrunun ağırlığı 12-14 grama ulaşır.
7′nci gün kanat tüyleri belirmeye başlar.
8′inci günde başını dik tutmaya başlar. Birkaç sıçrama yapabilir.
9′uncu gün kuyruk tüyleri büyümeye başlar. Gözleri açılır. Kuyruk kısmına oturarak beslenir.
12′nci gün, tüm ince tüyleri çıkmıştır. Ağırlığı 23 grama ulaşır.
17′nci gün tüm tüyleri tamamlanır. Hala yuvadan çıkmaz.
21′inci gün, tüy renkleri belirginleşir.
28 ve 31′inci günler arasındayavrular tırmanabilir. Kanatlarını çırparlar. Yuvadan çıkabilirler.
28′inci gün, tüm tüyleri tam anlamıyla çıkmıştır. Renkleri büyüklerinkine nazaran daha mattır.
3-3 aylıkken, gençlik dönemi tüy değişimi gerçekleşir. Yeni çıkan tüyleri, büyüklerinki gibi parlak olur.

9- YAVRU MUHABBETKUŞU EŞLEŞMEYE KAÇINCI AYDA HAZIR OLUR?
Yavru muhabbet kuşu 6-8 aylık olunca erişkinliğe ulaşmış olup, eşleşmeye hazırdır.
Başlangıç Listesine Dönüş

10- MUHABBETKUŞU’ NUN ERKEK YADA DİŞİ OLDUĞUNU PRATİK OLARAK NASIL ANLARSINIZ?
Muhabbet kuşunuzun erkek yada dişi olup olmadığını anlayabilmek basit bir yol göstereceğiz. Elbetteki bu uzman bir kuşçu gözüyle yapılmış bir tespit olmasada,Muhabbet kuşunun gagasının üzerindeki etli kısım koyu renkli ( Mavi yada benzeri renkli) ise erkek, renk yok ise dişidir diyebiliriz.

11- MUHABBETKUŞU İLE ARKADAŞ OLABİLMEK İÇİN NELER YAPMALIYIZ ?
Muhabbet kuşları, neşeli, akrobatik, sevecen, sıcakkanlı ve şaşırtıcı küçük kuşlardır. Onların dostluklarını kazanmak için, zekice yaklaşarak ilgisini çekin. Zaten çoğunlukla onlar sizden önce size yaklaşacaklardır. Ancak bu narin vücuttaki eğlendirici kişilik, ona kaba davranmanıza asla müsaade etmez.
Bir çok muhabbet kuşu, omuzlarınızda vakit geçirmeyi çok sever. Bu özelliklerine rağmen genellikle kucaklanacak, okşanacak hayvanlardan değildirler.
Ama ara da bir başlarının kaşınmasından da hoşlanırlar.
Muhabbet kuşları, kendilerine her gün dokunulmasını isterler. Eğer dokunuşlarınızı yeterli bulmazlarsa utangaç, vahşi ve bazen de yaramaz olabilirler.

12- MUHABBETKUŞU’ NU EVCİLLEŞTİRMEK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
Onların çoğu, ailelerinin yanında, insani dokunuşlardan uzak büyüdükleri için ürkek olurlar. Bir muhabbet kuşunu çok genç yaşlarda, hatta bebekken elde ederseniz, evcilleştirilmesi çok daha kolaydır. Elle beslenen bebekler, kısa sürede sizinle arkadaş olurlar. Onlar, ebeveynleri tarafından yetiştirilenlerden daha fazla kucaklanılmaktan hoşlanırlar.
Muhabbet kuşlarının tek başlarına ya da çift olarak tutulması mümkün. Eğer gerçekten kuş evcilleştirmek istiyorsanız, yalnız bir kuş edinmeniz daha iyi olacaktır. Çift olan kuşların asla evcilleştirilemeyeceği anlamında söylemiyoruz bunu. Sadece çift olan kuşlarınızı evcilleştirmek için daha fazla çalışmanız gerekir.

13- İKİ MUHABBETKUŞU YANYANA OLUNCA EVCİLLEŞTİRMEK ZOR MUDUR?
Tek bir kuşa göre daha zordur. Bunun sebebi de, kuşlar çift iken, birbirleri ile ilişki halindedir ama yalnız bir kuş, sadece sizinle ilişkidedir. Onun bir arkadaşı olması gerektiğini hesaba katın ve bu siz olun. Eğer tercihiniz çift kuş edinmekse, fakat aynı zamanda da size arkadaşlık etmelerini istiyorsanız, işe yalnız bir kuş edinmekle başlayın. Aradan bir kaç ay geçip de sizinle ilişki kurduğunda, yanına ikinci bir kuş ekleyebilirsiniz. Ancak sadece evcilleştirmek amacıyla kuşu uzun süre tek tutmakla ona işkence etmiş olursunuz. Bu nedenle kuşun bir süre sonra evcilleşip evcilleşmeyeceği durumundan belli olur. Belli bir süre sonra evcilleşmiyorsa yanına bir eş almanız onu daha sakin kılacaktır. Ancak kuşunuz evcilleşmeye meyilli ve hatta evcilleşmis ise ona bir eş almanızda da mani bir hal yoktur. Çünkü kuşunuz birkere size alıştımı sizinle olan dostluğunu kesmeyecektir.

14- MUHABBETKUŞU’ NU KONUŞTURMAK İÇİN NE YAPMALIYIZ?
Muhabbet kuşları konuşma yeteneğine sahiptirler. Bazı kuşlar, yeni kelimeleri ve deyimleri çabuk sökerken bazıları da asla tek kelime bile öğrenemeyebilir. Öncelikle yavru muhabbetkuşları 2-4 aylık iken konuşmaya eğitmeniz daha iyi sonuç verecektir. Belli bir ayı geçen kuşlar zor konuşur, hatta tek kelime bile öğretemeyebilirsiniz. Konuşma yeteneğine erkek muhabbetkuşlarının daha yatkın olduğu gözlenmiştir. Ancak dişi kuşlarda konuşur ama erkek kuşa göre kelime dağarcığı sınırlı kalır.
Muhabbet kuşlarının hayranlık uyandırıcı bir kelime dağarcığı olsa da, bunu anlamak zor olabilir. Çünkü kelimeleri yüksek bir hızda çıkarırlar. Erkek ve dişi kuşlar konuşmayı öğrenebilir, ama erkekler sözlük dağarcıklarına sık sık yeni kelimeler eklerler ve sözcükleri daha doğal çıkarmaya başlarlar.
Eğer konuşan bir muhabbet kuşuna sahip olmayı gerçekten çok istiyorsanız, en iyi seçim, küçük yaşta, elle besleyebileceğiniz bir yavru alın. Fakat bunun bir garantisi olmadığını unutmayın.

15- YAVRU MUHABBETKUŞU’ NA YADA YENİ ALDIĞIMIZ BİR KUŞA NASIL DAVRANMALIYIZ?
Yavru bir muhabbet kuşunu alıp eve getirdiğinizde, kafesine yerleştirmeden önce yarım saat oynayın. Bu sizinle iletişime geçmesine, ilişki kurmasına yardım eder. İlk başlarda kuş çok ürkek görünebilir. Ve sizden uzaklaşmayı deneyebilir. Unutmayın ki o, sizin avucunuza ulaşana kadar diğer kuşların sesi ve görüntülerinden başka bir şey bilmiyordu.
Eğer sizden uzaklaşmayı denerse, vücudunu nazikçe elleriniz arasında tutun. Sonra onu okşamaya başlayın ellerinizle. Ardından yanaklarınıza doğru götürün. Bu hareketler sakinleşmesine yardım edecektir.
Tıpkı bebek muhabbet kuşu gibi eve ilk getirdiğinizde, yetişkin muhabbet kuşunu elinize alın. Emin olun ki ilk önce kanatlarını çırpacaktır. Onu dikkatlice yere bırakın. Elinizi çok yavaşça kuşun göğsünün üstüne götürün. Elinizi yere paralel olarak hareket ettirmeniz eğitim esnasında size kolaylık sağlayacaktır. Eğer arkaya doğru kaçarsa, vazgeçmeyin ve denemeyi sürdürün. Ürkütmeden, çok yavaş hareket ederek devam edin. Sonuçta yatışacak ve elinizin yakınına doğru yanaşacaktır. Yapmanıza izin verdiğinde, nazikçe göğsünden tutmayı deneyin. Doğru yolda olup olmadığınızı o size davranışları ile belli edecektir. Gerginse ve yeniden

16- MUHABBETKUŞU’ NU EĞİTMEYE NEREDEN BAŞLAMALIYIZ?
Artık elinizde ve siz çok yavaşça elinizi yukarı doğru kaldırıyorsunuz. Zıplamaya kalkışırsa, ona yatışması için süre verin ve tekrar deneyin. Öğretmeniz gereken öncelikli terim ‘‘Yukarı’’ ve ‘‘Aşağı’’olacaktır. Aşağı-yukarı pratik eğitimini, kuşunuzu evcilleştirirken hiç değilse haftada bir kere kullanabilirsiniz.
Muhabbet kuşlarına acı vermeyi denemeyin. Eğer çimdiklemeye, ısırmaya devam ediyorsa hafifçe yüzüne üfürün. Bir kuşu elinizden düşürmemeniz gerekir. Hele de bir muhabbet kuşunu! Ona vurduğunuzda ya da düşürdüğünüzde bu hiç zevk verici bir öğreti olmayacaktır. Özellikle ısırmaya eğilimli olduğunda, kuşu omuzlarınıza yaklaştırmamanız gerekir. Hayır kelimesini ona mutlaka öğretmelisiniz

17- MUHABBETKUŞU İLE HANGİ TÜR OYUNLAR OYNAMALIYIZ ?
Muhabbet kuşu, masanın üzerine konunca, bir kağıt parçasını buruşturup, yavaşca önüne atın. Ve oradan uzaklaşın. Göreceksiniz, bir süre kağıt yumağının çevresinde dolaşacak. Sonra gidip gagalayacak. Kağıt yumağını diftmeye çalışacak. Kağıdın yüksek bir yerden düşmesini merakla izleyecek. Düşen kağıdı, alıp aynı yere koyduğunu ve tekrar düşmesini zevkle seyredecek.
Ucuna tel takılmış ve telin ucu kuşa batmayacak şekilde kıvrılmış, küçük bir plastik topu masanın üzerine koyun. Hemen yanına gelip, topu yuvarlayacak, gagasıyla telinden tutup, onu havaya doğru atacaktır.
Onunla resim yapın. Boya kalemleriyle kağıdın üzerine şekiller çizin. Bu görüntü onu büyüleyecek. Renkli kalemleri gagasıyla tutmaya çalışacak. Kim bilir, belki bir iki çizgi de o atar.
Muhabbet kuşunuzla yem arama oyunu da oynayabilirsiniz. Sevdiği yemi, küçük bir karton kutunun içine koyun. Kutunun üzerine, yemi bulduğunda bir parça kopartabileceği büyüklükte delikler açın. Bu uğraş, hem onu hem de sizi çok eğlendirecek.
Kuşunuza dans etmeyi öğretin. Radyo ya da teybinizde müzik çalarken dans edin. Sizi dikkatle izleyecek. Kısa bir süre sonra o da sağa sola sallanmaya başlayacaktır.
Birlikte gazete okumaya ne dersiniz. Gazetenin sayfalarını sallayın ki, onun dikkatini çeksin. Bir süre sonra gazetenin bir parçasını yırtıp yere atın. Kağıt parçasıyla dakikalarca oynayacaktır.
Bir kabın içine, pişirilmemiş şehriyeler koyun. Muhabbet kuşu, şehriyelerin içinde derin bir araştırmaya girecek, kabın içinde bir o yana bir bu yana savuracaktır. Çok gürültü yapacak, hatta şehriyeleri taşımaya kalkacak.

18- MUHABBETKUŞUNUN ÖZELLİKLERİ NELERDİR ?
SANİYEDE 150 RESİM Muhabbet kuşları, objeleri, tıpkı insanlar gibi renkli algılarlar. Kafalarının her iki yanındaki gözleri sayesinde çok geniş bir alanı görebilirler. Gözleri birbirinden bağımsız hareket edebilir ve arkalarını yukarda olup bitenleri görebilir. Saniyede 150 resmi algılar. Buna karşılık insanların 16 resmi algılayabildiklerine dikkat çekmek isteriz. Bu kuşların hızlı uçması nedeniyle görmeleri hayati önem taşır.
TEYP GİBİ İyi duymak kuşlar için hayati öneme haizdir. Çağırma ve ötüş kuşların iletişim kurmada en önemli aracıdır. Örneğin 400-20000 arasındaki ses frekansını algılayabilirler. Tıpkı teyp gibi, belirli sesleri hafızaya alırlar. Onları tekrar kullanabilirler. Bizim dilimizdeki kelimeleri kullanabildikleri gibi doğadaki kendi aralarındaki iletişimde de bu duyu özellikleri önem taşır.
TİTREŞİME DUYARLI Muhabbet kuşları iyi bir dokunma duyusuna sahiptirler. Kuluçkadaki dişi kuş yumurtadaki yavru kuşun hareketlerini karnı ile hissedebilmektedir. Şüphesiz muhabbet kuşunun en iyi dokunma duyusu titreşim duyusudur. Bu da ayaklarının titreşimi algılamasıdır. Bu duyu organı ile yem arayışında bir yılanın tehlikesine karşı uyarılmış olur. Evcil kuşların kendilerini bazı seslere alıştırması gerekir. Örneğin ağır vasıtaların geçiş seslerine ve son zamanların korkusu deprem gibi seslere alıştırılabilir. Bu sesler gece panik yaratır. Sık sık kuşlar korkutulmamalı. Örneğin titreşim gösteren araçlardan buzdolabı üstü gibi yerlerden uzak tutmalıdır.
BAZILARI TATLI SEVER Kuşların tat alma duyusu insanlarınkine eşdeğer değildir. Yine de farklı tat alma duyusuna sahiptirler. Bazıları tatlı algılarlar ve her şeyi tuzlu severler. Hatta tuz tanelerini gagalarlar. Bazı muhabbet kuşları tatlı yiyeceklere saldırırlar. Ancak muhabbet kuşları tatlı ve tuzlu yiyeceklerden uzak tutulmalıdır. Fakat yine de bazı tatlı yiyecekler mesela bir kek parçacığı tabaktan dökülen tuz tanelerinin birazinin yenilmesine izin verilebilir.

19- MUHABBETKUŞUNUZUN GÜVENİNİ NASIL KAZANIRSINIZ ?
Kuşunuzun güvenini kazanıp kazanamayacağınız evcil olup olmayacağı suskun veya ürkek olacağı, ilk günden belli olur. Mümkünse eve geldiği ilk günden itibaren ona fazla yaklaşmadan sürekli yanında bulunmanız gerekir. Onunla çok konuşmalısınız.
Büyük ihtimalle kuş size karanlık bir kutuda verilmiştir. Delik açılmış bir karton kutu içinde kışın soğuktan yazın sıcaktan korunarak, mümkün olduğunca çabuk eve getirilmeli.
Kutudan direk kafesin içine girişini sağlayacak şekilde çıkarın. Kuş karanlıktan aydınlığa geçeceği için hemen kafese girer. O andan itibaren kuşu yalnız bırakın ve çevresini incelemesini izleyin. Ev ortamına alışmak için etrafı dikkatle inceleyecektir. Eğer bir şey yemez içmezse endişelenmeyin. Kendini rahat hissedince ve arkadaşlarından ayrılma şokunu üzerinden atınca normale dönecektir.
Eğer kuş odayı sigara içenlerle paylaşıyorsa yatmadan önce havalandırın. Lambayı söndürmeden önce rahat olarak tünekte olmasına dikkat edin. Odadaki tüm ışıkları kapatın ama az ışık veren bir lamba bulundurun. Çünkü alışık olmadığı sesler onu rahatsız edebilir ve yem yemesini su içmesini karanlıkta sağlayamayabilir. İlk günün sabahı kuşun kafesinden tutarak onunla sessizce konuşun ve taze yemler verin. Sonra onu yalnız bırakın ki korku ve heyecanını üzerinden atsın.
Daha sonra yavas yavas elimizi kafesin icinde tutarak bizim yakinligimiza alismasi saglanmalidir. Çevresine alışması ele gelmesiyle daha kolaylaşacaktır. Evcil olması çok önemlidir. Evcil demek ele ya da parmağa korkusuzca gelip konması demektir.

20- MUHABBETKUŞLARI NELERDEN MUTLU OLURLAR ?
• Kendi cinsinden bir kuş
• Her zaman aynı saatte ilgi görmek
• Tatlı yiyecekler
• Mısır tanesi
• Gagalayabileceği taze ağaç dalları
• Geniş hareket alanı
• Onunla alçak sesle konuşulması
• Sahibi ile birlikte olmak
• Sahibinin renkli elbiseleri

21- MUHABBETKUŞLARI NELERDEN KORKARLAR ?
• Yalnızlık
• Ona sessizce yaklaşılması
• Çevresindeki her türlü değişiklik
• Kafesin dışında ona tanıtılmadan verilen yeni bir oyuncak
• Alışmadığı sesler
• Buzdolabı ya da çamaşır makinesi üzerinde sallanan bir kafes
• Evdeki kediler.
• Elle tutulmak

Dantel Oya | 0 Yorum

27th Mayıs 2007

Bahçe dekorasyonu

BAHÇE DEKORASYONU
Yasadigimiz yüzyilda artan stres ve zorlasan yasam kosullari içinde, kendimize ayirabildigimiz azicik zamani iyi degerlendirmek isteriz. Modern hayatin her geçen gün bizi dogadan daha da kopardigini düsünürsek, bahçelerimizin bizim için ne kadar degerli oldugunu anlayabiliriz. Doganin küçük birer parçasi olan bu mekanlarda bitkilerle ugrasirken rahatlayabilir, kendi yaratacagimiz büyülü köselerde dinlenebilir ve hatta arkadas çevremize verecegimiz küçük partilerle eglenebiliriz. Ancak, tabii ki bu tür aktiviteler için dogru mobilya, aksesuar seçimi ve dogru dekorasyon önemli unsurlardir. Iyi bir bahçe dekorasyonu için bahçemizin nasil olmasini istedigimizi belirlememiz gerekir . Bahçenin hangi kisminda ne yapilacagina iyi karar verilmelidir. Sakin bir kösede hamak kurmak, günes isigini iyi alan bir tarafta güneslenmek, bitki yetistirmek veya sessiz bir ortamda kitap okumak, seçimlerimiz arasinda olabilir. Bunun için ilk yapilacak is, bahçede ana dekorasyon tarzlarini bilmektir.

Ilk etapta göze çarpan tabii ki ahsap tarza sahip bahçelerdir. Ahsap; dogal ve kolay islenebilir bir madde olmasi ve sicaklik hissi uyandirmasi ile dekorasyonda kullanildigi kadar bahçelerde de yaygin olarak kullanilir. Bahçe ortamina uyum göstermesi de, ahsabi bahçe dekorasyonu için vazgeçilmez kilar. Yapilacak mobilya ve aksesuar seçimlerinde ahsap oturma gruplari, oyma isçiligiyle sekillendirilmis masa, sandalye ve sehpalar göz önünde bulundurulabilir. Ahsap nem ile fazla dost olmadigindan, dekorasyon asamasinda rüzgar ve yagmurdan en az etkilenecek köselerde kullanilmalidir. Ayrica kullanilan agaç cinsini iyi bilmek ve dayanikliligini göz önünde bulundurmak da gerekir. Ahsap atesten kolay etkilendigi için barbekü yapilan ortamlarda dikkatli olmak gerekir. Hasir ve bambu aksesuarlar, ahsap dekorasyon için en uygun seçimlerdir. Akdeniz özelligi tasimalarindan dolayi mekana rahat ve huzurlu bir hava katan hasir ve bambu, kolay sekillenebildikleri için de tercih edilirler.

Tas mimariye sahip bahçeler , eski çaglardan günümüze kadar uzanan bir tarihe sahiptir. Dogal tas, bahçenin dogal dokusunda eriyip gidebilecek bir malzeme oldugu için ayrica kullanislidir. Tas tasarimlar antik çaglara çagrisim yapan mobilyalarla rahatça kullanilabilecegi gibi, sade ahsap yapilandirmalarda da kullanilabilirler. Mermer yapilar ve yer malzemeleri günümüzde hala popüler olsa da maliyeti açisindan yerini iyi dizayn edilmis ve kaliteli beton gruplara birakmistir. Tabii ki her iki malzeme de iyi bir oturma grubu ve dogru aksesuarlarla mükemmel uyum gösterecektir. Tas mimari ayrica, tasin suyla gösterdigi uyum açisindan havuzlu bahçelerde kullanilir. Tas, sudan çok kolay etkilenmedigi gibi, suya zemin olmasiyla öne çikmaktadir.

Metal agirlikli gruplara sahip bahçeler , genelde metal üstü ahsap sekillerde gördügümüz ve kisaca bank adi verilen oturma gruplariyla bilinirler. Metal her çesit yapi malzemesiyle uyum gösterdigi ve saglam oldugu için yüzyillardir bahçe dekorasyon malzemesi olarak kullanilmaktadir. Özellikle dökme demir ve ahsap kaplamalar iyi bir ikili olustururlar. Bahçe salincaklari, sandalyeler, masalar ve özellikle isi ve isikla ilgili aksesuarlar ile ilgili malzemelerde metal ve metal içeren ögeler rahatlikla kullanilabilir. Ancak metal; nemli ortamda korozyona ugramasindan dolayi, dikkat ve özen gösterilmesi gereken bir malzemedir. Ayrica ahsap ve tas malzemeye oranla agir olan metal, sekillendirme sürecinde yüksek isi ve iyi isçilik gerektirir. Fakat tüm bu olumsuzluklara karsin, günümüzde iyi isçilige ve kaliteli boya dokusuna sahip metal aksesuar ve gruplar, bahçelerimizin en sik köselerinde yer almaktadir.

Plastik malzeme de bahçe dekorasyonunda kullanimi hizla artan malzemeler arasinda yer almaktadir. Kaliteli üretilen plastik mobilyalar bahçe dekorasyonunda iyi birer tamamlayici olabilmektedirler. Ayrica hammaddesinin ucuz ve isçiliginin kolay olmasindan dolayi plastik malzemeler, digerlerine göre daha ucuz fiyatlarla bulunabilmektedir. Ancak direkt günes isigindan olumsuz etkilenmesinden dolayi, plastigin kullanimi zorlasabilmektedir. Sik minderlerle süslenmis oturma gruplari ve masalar göze çarpan plastik tasarimlar arasinda yer almaktadir. Fakat kullanisli olmasinin yani sira en büyük dezavantaji, diger yapi elemanlariyla tam uyum gösterememesi ve ayni kaliteye sahip olmamasidir. Yine de plastik malzeme ve kaplamalari günümüz bahçelerinde yogun bir sekilde görmek mümkündür.

Dantel Oya | 0 Yorum

27th Mayıs 2007

Doga YÜrÜyÜsÜ : Trekking

DOGA YÜRÜYÜSÜ : TREKKING
Trekking, yoğun iş temposunun neden olduğu stresten uzaklaşmak için yapılabilecek en iyi açık hava sporlarından biridir. Şehir hayatının karmaşasından kurtulmak, temiz havayı solu***** doğada eğlenceli vakit geçirmek isteyenler mutlaka bu sporu denemelidirler.

Trekking, yaş sınırı olmayan ve özel bir beceri gerektirmeyen, ‘doğa yürüyüşü’ olarak da tanımlanan, yürüyüşü ve doğayı sevenlerin tercihi olan bir grup sporudur. Bu grupları kendiniz ouşturabilirsiniz ya da bir turizm firması tarafından belirlenmiş bir trekking grubuna katılabilirsiniz. Coğrafi yapının oldukça uygun koşullara sahip olmasının da etkisiyle Türkiye’de trekking özellikle son beş yıldır büyük bir gelişim göstermiştir. Trekking organizasyonlarının Türkiye’de çoğunlukla yapıldığı yerler; Marmara (İstanbul’a yakın yerler), Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu’dur. İstanbul çevresinde; Adapazarı-Kazankaya, Yalova-Erikli, İzmit-Aytepe-Servetiye, Sapanca-Şahinkaya, İznik-Sansarak trekking yapılacak uygun yerler arasında bulunur. Ayrıca Yedi Göller, Çamlı Hemşin, İkizdere, Uzungöl, Borçka ve Kaçkar da trekking yapılan popüler yerler arasındadır.

Trekking Yaparken…
Trekking yaparken mevsim koşullarına uygun yedek giysi, ayakkabı, çorap ve iç çamaşırı bulundurulmalıdır. Vücut yürüdükçe terleyip, durdukça üşüyecektir; dolayısıyla inceden kalına doğru bir giyim tercih edilmelidir. Ayakkabı yürüyüşe uygun, mümkünse ayak bileklerini saracak şekilde olmalıdır. Ayrıca yürüyüş esnasında mutlaka enerji veren yiyecekler ve su bulundurulmalıdır. Trekking yaparken kullanılan malzemeler ve özellikleri:

1) Ayakkabı : İyi bir ayakkabının pek çok görevi vardır. Ayakkabılar rahat, dayanıklı, koruyucu ve yapılan aktiviteye uygun olmalıdır. İyi bir trekking ayakkabısı; ayağa ve bileğe yeterli desteği vermeli, kaygan ya da bozuk zeminde iyi tutunabilmeli, ayağı taş ve kayalarda koruyabilmeli, rahat yürünebilecek kadar esnek olmalı, ayağı kuru ve doğru sıcaklıkta tutabilmelidir.

2) Çanta : Kullanılacak yerlere göre farklı boyut ve ağırlıkta seçilebilir. Sırt çantasının doğru seçilebilmesi için kullanma amaçları doğru belirlenmelidir. Buna göre; günü birlik yürüyüşlerde daha küçük bir çanta yeterlidir, kamplı bir trekking için ise daha büyük ve işlevsel bir çanta kullanılmalıdır. Çantada dikkat edilmesi gereken temel özellik günü birlik veya kamp faaiyeti için seçilmiş olsa bile, çantanın yükü omuzlardan alıp kalçaya verecek bir bel kolonunun olmasıdır. Diğer bir temel ise çantanın sırt için uygun bir sırt sistemine ve buna göre doğru bir büyüklüğe sahip olmasıdır.

3) Çadır: Çadırın hangi amaçla, nerede kullanılacağı ve çadırda kaç kişinin kalacağı çadır seçiminde önemli noktalardır. Çadırın kumaşı ve dikişi sağlam olmalı, ısı yalıtımı iyi yapılmış olmalı, ayrıca çadır rüzgar ve suya karşı daha dayanıklı malzemeyle kaplanmalıdır.

4) Uyku Tulumu : Uyku tulumunun görevi havayı hapsetmek ve vücudun etrafında tutmaktır. Uyku tulumu aynı zamanda uyurken vücudumuzdan dışarıya verilen su buharının dışarıya çıkmasına izin vermelidir. İyi bir uyku tulumu yeterli ısı yalıtımına sahip olmalı ve içinde doğal malzemeler barındırmalıdır.

5) Yiyecekler : Trekking yaparken, ebatta küçük fakat doyurucu ve yüksek enerji sağlayan yiyecekler seçilmelidir. Bu tip yiyecekler arasında pratik makarna, kavurma, soya eti, konserve ton balığı, yoğurt, fasulye, çeşitli kahvaltılıklar, mantar, kuruyemiş türleri, tatlı türleri ve pişirilmeye hazır diğer konserve türleri sayılabilir. İçecek olarak; su, hazır kahve, yoğun meyve şurupları ve süt tozu sıra

6) Genel Giyim Malzemeleri : Bere, yüz maskesi, kazak, rüzgarlık, uzun ve yünlü iç çamaşırı, yağmurluk, çorap ve yürüyüş ayakkabısı genel giyim malzemeleri arasında bulunur. Kamp malzemeleri ise sırt çantası, bel çantası, çadır, tamir seti, uyku tulumu, ısıtıcı, fener ve mum olarak sıralanabilir. Ayrıca bunların dışında trekking yaparken yanımızda temizlik, mutfak ve dikiş malzemeleri bulundurulmalıdır

Dantel Oya | 0 Yorum

27th Mayıs 2007

Aydinlatan Ve SÜsleyen Objeler : Mumlar

AYDINLATAN VE SÜSLEYEN OBJELER : MUMLAR
Yüzyıllar boyu mumlar insanoğlu için hem aydınlatma kaynağı hem de dekoratif bir obje olmuşlardır. Ne yazık ki mumların tarihi ve geçmişleri hakkında çok fazla bilgimiz yoktur. Ancak bilinen en eski tarih kayıtlarına göre, eski Mısır uygarlıkları erimiş içyağı kullanarak meşaleler yapmışlar ve bu maddeleri kullanarak mum benzeri aydınlanma gereçleri kullanmışlardır. İlerleyen yüzyıllarda Mısırlıların tekniklerini geliştiren Romalılar da balmumu kullanarak işçilerin geceleri çalışmalarını kolaylaştıran mumlar üretmişlerdir. Bu yeni mumlar içyağı kullanılan eskilerine göre daha uzun ömürlü olmuş ve daha az duman çıkarmıştır. Ne yazık ki çok pahalı olmalarından dolayı sadece zengin kesimin kullanabildiği bu mumlar fazla yaygınlaşamamıştır

Mumlar; Ortaçağda, özellikle 18. yüzyıldan itibaren değişikliğe uğramıştır. Balina yağı kullanılmış ve yapım teknikleri ilerlemeye başlamıştır. 1850′li yıllarda ise parafin ve kömür kili kullanılmış, mumun içine ince uzun yanıcı fitiller eklenmiştir. Sterik asit ve parafin karışımı olarak üretilen mumlar, elektriğin keşfine kadar en kullanışlı aydınlanma malzemesi olmuşlardır. Günümüzde ise gelişen teknoloji ile mumlar artık sadece dinsel törenlerde, kutlamalarda, romantik gecelerde veya dekorasyon amaçlı kullanılmaya devam ediyor.

Özellikle yılbaşı dekorasyonlarında çok tercih edilen mumların beyaz ve altın yaldızlı, çam ağacı, noel baba, melek, kardan adam ve kalp şeklindeki çeşitleri ilgi görüyor. En az mum çeşidi olduğu kadar mumun olmazsa olmaz objesi şamdanlar da farklı türlerde üretiliyor ve satılıyor.

Günümüzde halen parafin ve yardımcı kimyasallar yardımıyla üretilmekte olan binlerce çeşit mumdan bazılarını size tanıtmaya çalışalım:

• İnce Mum: Yemek mumu olarak da bilinir. Uzun ince ve en fazla 10-12 santim uzunluğundadır. Şamdana arka kısmından sabitlenir. Silindirik bir yapısı vardır. Değişik renklerde olabilir.

• Adak Mumları: Genel olarak metalik bir taşıyıcı içinde, yuvarlak, 2-5 santim uzunluğunda mumlardır. Törenlerde ve dinsel seremonilerde kullanılırlar. Mum yanmaya başladığında aniden erir ve bu eriyen kısım uzun süre mumu dayanıklı tutar.
• Sütun veya Dikey Mumlar: Uzun ve kalın yapılı mumlardır. Bir veya birden çok fitilleri olabilir. Çeşitli renk ve kokuda olanları vardır. Mutlaka ısıya çok dayanıklı olan şamdanlarda veya taşıyıcılarda kullanılmalıdırlar.

• Luminaria: Toprak bir koruyucu ile sabitlenmiş, genelde 15 saat yanma süresi olan, büyük ve dış kullanımlar için tasarlanmış mumlardır.

• Kaplı Mumlar: Genelde cam veya başka bir taşıyıcının içine doldurulmuş mumlardır. Her boy ve her şekilde olabilirler. Kokuluları da bulunmaktadır
• Jel Mumlar: Jel yapılı minerallerden yapılırlar. Sert olanları şamdanlarda kullanılmalarına karşın, genelde taşıyıcı kaplarda üretilirler. Geçirgen ve ışığı süzen özellikleri sayesinde ışığı iyi yansıtmalarından dolayı mükemmel birer dekorasyon objesidirler.
• Yüzen Mumlar: Suda kullanılma amaçlı yapılmış, geniş tabanlı ve düz yapılı mumlardır.

Mumların yapıları kadar kullanılan fitilleri ve yanıcı maddelerin yapıları da önemlidir. Yanma özellikleri çok olan kalın fitiller, ince ve çok sayıda olan fitiller, renkli fitiller olarak sıralanabilir. Mum üreticileri fitillerde kesinlikle kurşun içeren maddeler kullanmamaktadırlar. Sağlığa zararlı maddeler içeren fitiller, ucuz olmalarına rağmen, kullanışlı değildirler.

Günümüzde mumlar aydınlanma amaçlı işlevlerini yitirdiklerinden dolayı , süs eşyası ve dekorasyon malzemesi olarak kullanılmaktadırlar. Kokulu mumlar egzotik kokulardan, doğal kokulara kadar birçok şekilde üretilmektedirler.

__________________

bizi bu konuda aydınlattığın için saol kanka

Dantel Oya | 0 Yorum

27th Mayıs 2007

AmatÖr BalikÇilik

AMATÖR BALIKÇILIK
Tarih boyunca insanlar için önemli geçim kaynaklarından biri olan balıkçılık, 17. yüzyılda değişik malzemelerin kullanılmaya başlanmasıyla büyük bir gelişme kaydetmiştir. Bugün balıkçılıkta çok çeşitli malzemeler ve balık yakalama teknikleri kullanılmaktadır. Balıkçılık bir geçim kaynağı olmasının yanı sıra, doğayla içiçe yapılan dinlendirici bir hobidir. Balıkçılık amatör olarak yapılsa bile, bazı temel noktalar ve malzemeler bilinirse hem daha zevkli hem de daha kolay yapılabilir. Ancak kolaylaştırıcı yöntemleri olsa da balıkçılık sabır gerektirir. Balıkçılık kullanılan malzemelere göre; olta , ağ ve zıpkın balıkçılığı olmak üzere 3 gruba ayrılmaktadır.

1- Ağ balıkçılığı : Profesyonel olarak, yani gelir elde etmek amacıyla, yapılan balıkçılık türüdür.

2- Zıpkın balıkçılığı : Hobi olarak yapılan bir balıkçılık türüdür. Zorluğu dolayısıyla, daha çok dalış sporlarıyla ilgilenen kişiler zıpkın balıkçılığını tercih etmektedirler.

3- Olta balıkçılığı : Balıkçılıkla hobi olarak uğraşan insanların çoğu ise olta balıkçılığını tercih etmektedirler; çünkü olta balıkçılığı diğer balıkçılık türlerine göre hem daha kolay hem de daha ucuzdur. Olta balıkçılığı, olta takımlarının kullanım şekline göre tekneden ya da kıyıdan yapılmaktadır.

Olta balıkçılığında kullanılan malzemeler:
Misina: Olta iplerine verilen genel addır. Misina ipleri günümüzde naylondan yapılmaktadır. Balık avlarken kullanılacak misinanın kalınlığı; avlanmak istenilen balığın büyüklüğüne ve türüne göre belirlenmelidir. Çoğunlukla küçük balıklar için ince misinalar, büyük balıklar için ise daha kalın misinalar tercih edilir. Fakat bazı büyük balıkların avında, balıkların misinayı farketmemesi amacıyla ince misina da tercih edilebilir.

Mantar: Misinanın sarıldığı, mantardan yapılan, dikdörtgen şeklindeki malzemedir. Oltanın kolay ve rahat kulanılabilmesini sağlar. Ancak bunun için mantarın, misinanın uzunluğu ile doğru orantılı olması gerekmektedir; misina ne kadar uzun olursa mantar da ona göre büyük olmalıdır. Olta takımının üzerindeki iğnelerin mantara saplanarak muhafaza edilebilmesi de mantarın diğer bir avantajıdır.

Beden: Olta takımında, ağırlık ile olta ipi arasındaki tek parçalık iptir. Dişli balıklar avlanırken balığın ‘beden’i keserek kaçmasını engellemek için çelikten yapılmış bedenler kullanılır.

Köstek: Bedenle iğne arasındaki misinadır. Uzunluğu, oltayı kullanacak kişiye bağlıdır. İstenilen boyda bağlanabilir; ancak çok da uzun olmamalıdır.

Fırdöndü: Misina av sırasında çeşitli nedenlerden dolayı kendi ekseni etrafında döner. Bu dönme en fazla ‘beden’ kısmında olduğundan dolayı ‘beden’den oltaya geçiş kısmında ‘fırdöndü’ kullanılır. Fırdöndüler genellikle pirinçten yapılmaktadır.

İskandil (kurşun): Oltanın dibe batmasını sağlayan ve genellikle kurşundan yapılan olta malzemesidir. Kurşundan yapıldığı için halk arasında ‘kurşun’ olarak adlandırılır. İskandil derinlikle doğru orantılı olarak kullanılır; derinlik arttıkça iskandilin ağırlığı da artmalıdır. Fakat balık avlanan yerin zemini kayalık ise, derinlik ne kadar olursa olsun, oltanın kayalara takılmasını engellemek amacıyla yaprak (hafif) kurşun kullanılmalıdır. İskandil, gerekli halllerde çok daha çabuk değiştirilebilmek amacıyla oltanın en ucuna bağlanır.

Şamandıra: Yüzey balıklarını yakalarken oltanın dibe batmasını engellemek amacıyla kullanılan malzemelerdir. Adi şamandıra (gündüzleri kullanılır), ışıklı şamandıra ve sesli şamandıra olmak üzere 3 değişik çeşidi vardır.

Zoka: Genellikle dişli balıkları avlarken kullanılan, sapına kurşun dökülmüş iğnelerdir. Tuzlu suda avlanırken, balıkların ilgisini çekmek amacıyla, civayla kaplanmış zokalar tercih edilir. Tatlı suda ise normal zokalar kullanılmaktadır.

Çarpma: Genellikle balığın çok olduğu yerlerde kullanılan, üç iğneden oluşan ve denizcilikte kullanılan çapaya benzeyen bir malzemedir. Çarpma, tekneden veya dik kıyılardan balığın çok olduğu bölgeye doğru sallandırılır. Balıklar çarpmanın üst kısmından geçerken, çarpma hızla çekilerek balıklar yakalanır.

Olta balıkçılığında kullanılan yapay yemler:

Kaşık: Metalden yapılan yapay yem çeşididir. Amaç balıkların dikkatini çekmek ve kaşığa saldırmalarını sağlamaktır. Kaşığa saldıran balıklar kaşığın ucundaki iğnelere takılarak yakalanmaktadır. Genellikle parlak gümüş veya renkli metalden yapılırlar. Sabit ve döner gövdeli olmak üzere iki tip kaşık bulunmaktadır.

Plastik yem : Genellikle tatlı suda kullanılan bir yapay yem çeşididir. Amaç, kaşıkta olduğu gibi, balığın dikkatini çekerek yeme saldırmasını sağlamak ve balığı yakalamaktır. Solucan, sülük ve yavru balık gibi değişik şekillerde plastik yem çeşitleri bulunmaktadır.

Yapay balık: Ağaç veya plastikten yapılan, hem deniz hem de tatlı su balıkçılığında kullanılan, yapay yem çeşididir. Dalan, yüzen, dengelenmiş, su üstünden gelen, titreşip ses çıkartan, parçalı gibi birçok çeşidine rastlamak mümkündür.

Fly: Yapay sinek anlamına gelir. Genellikle alabalık avında kullanılan yapay yem çeşitidir.

__________________

Kankilerden izmirde olta balıkçılığı yapan varmı?Varsa tanışıp hafta sonları ava çıkalım.

__________________

rastgele kankalar

__________________

Kankalar, dünyanın en en komple sporu yüzme en baba hobisi balıkçılık.
Sosyal ilişkileriniz bir anda gelişir.
Misineniz aynı bir paratoner gibi ya da toprak hattı gibi negatif elektrik yükünüzü suya aktarıp sizi rahatlatır.
Birçok Pinokyo arkadaş edinirsiniz (Avcılar yaman atıcılardır)
Ama balık tutmayı öğrenirseniz ömür boyu karnınız doyar.

Dantel Oya | 0 Yorum

ileri »